Menü Kapat

Anadolu’da Çay kültürü

Pek çok kaynakta Türklerin çayla, Anadolu’ya girmeden önce Orta Asya’da tanıştıkları söylenir. 19. yüzyılın sonlarına doğru Doğu Karadeniz halkının çay yetiştirdiği ve ilkel metotlarla işleyip bu ürünü kullandıkları ve sattıkları da sahip olduğumuz bilgilerden bir diğeridir. Türkiye, 2000 yılların başında, yılda, kişi başına 2,3 kg çay tüketimi ile Kuzey İrlanda ve İngiltere’nin ardından üçüncü sıra da yer alır.

Her on Türk’ten dokuzu her gün çay içer, her üç Türk’ten biri de kendi çay harmanını yaratır. Az önce bahsettiğimiz demleme teknikleriyle demlenen çay, demi ve suyu istenen oranda ayarlanarak bardaklara koyulur ve servis edilir.

Çaya şeker istenirse sonradan konulur. Az dem ile hazırlanan çay “açık çay” olarak tabir edilirken, dem oranı yükseldiğinde bu çaya “koyu çay” denir. Ancak çayın ideal demlenme ve sıcak su oranını belirleyen ölçüt “tavşankanı” niteliğine uygun olmasıdır. Kırmızı bordo rengine sahip tavşankanı ayarındaki çay, Türkiye’de çay üzerinde uzlaşılmış ideallik ölçütüdür. Bununla beraber “paşa çayı” genellikle çocuklar için hazırlanır. Pratik olarak sıcak çaya soğuk su ilavesi ile elde edilir. Paşa çayından tavşankanı çaya geçiş bir bakıma çocukluktan yetişkinliğe geçişi simgelemektedir.

Çayın ikramında, yöresel farklar göze çarpar. Anadolu’da çay bardağının üzerinde mutlaka “dudak payı” adı verilen bir boşluk bırakılır. Bu boşluğun bir ölçüsü yoktur. Boşluğun miktarının azlığı veya çokluğu çay sohbetlerinde esprilere sebep olur. Erzurum ve çevresinde ise ikramı genellikle
açık renkli ve kaşıksız olarak yapılan çay, “kıtlama” diye tabir edilen özel bir yöntemle tüketilir. Makaslarla, elle ya da ısırılarak koparılan ufak şeker parçalarının dil altında bekletilmesi suretiyle çay içilir. Bununla beraber bu bölgede misafir yeter demedikçe çay sürekli olarak tazelenir. Çay koymak anlamında “çay dökmek” ya da “çay tazelemek” deyimleri kullanılır. Teşekkür edip, başka istemediğinizi söyleseniz bile mutlaka bir bardak daha ikram edilir. Bunun adı “cırıldım” yani zor çayıdır. Cırıldım çayını içmemek ise ev sahibine karşı büyük bir hakaret anlamına
gelir.

Diğer bölgelerde ise daha fazla çay istenmediğini göstermek için kelimelere
gerek duymadan çay kaşığı son içilen bardağın üzerine konur. Zaman içinde dostluk ve misafirperverliğin simgesi olan bu içecek sayesinde günlük yaşam bu bitki etrafında şekillenir.

Çay bardağı modelleri

Yorum yazın